Çevre

Bölümü dinle

⿻, iklim değişikliğinden biyoçeşitlilik kaybına kadar karşı karşıya olduğumuz en acil çevre sorunlarını ele almakta, temiz enerji gibi "yeşil teknolojilerden" bile daha merkezî olabilir; çünkü hem bu teknolojilerin geliştirilmesinde işbirliği için hem de doğal varlıklarla, onların çıkarlarını toplumsal kararlarda temsil eden olumlu bir iletişim kurmak için bir temel sağlar. Bu bakımdan ⿻, yeryüzünün insanı barındıran bir yaşam alanı olarak sürmesinde merkezî olabilir.


"Farklılık Boyunca İşbirliği"nin çevreyle ne ilgisi var? İnsanlık tarihinin bütününe yayılan yerel efsaneler, hikâyeler, geleneksel dinler ve pek çok çağdaş din, doğayı en az diğer insanlar kadar bir saygı nesnesi ve işbirliği katılımcısı olarak vurgular.

Bu bölüm, ⿻'nin doğayla teknolojik ilişkimizi nasıl dönüştürebileceğini araştırıyor. Geçmişte teknoloji, tıpkı zaman zaman insan kardeşlerimize hükmetmenin bir aracı olarak görüldüğü gibi, çoğu kez doğaya hükmetmenin bir aracı olarak tasarlanmıştır. Bunun yerine biz, ⿻'nin veriyle güçlendirilerek doğayla iletişimi, işbirliğini ve sinerjiyi nasıl kolaylaştırabileceğini araştırıyoruz. Bu ekosistemleri kendi başlarına canlı ve duyarlı varlıklar olarak görsek de, insan toplumları için vazgeçilmez yaşam destek sistemleri olarak görsek de, bu yaklaşımlar doğayla daha sürdürülebilir biçimde bir arada var olmamızı sağlayacaktır.

İnsan etkinlikleri — özellikle yenilenemeyen enerji kaynaklarına bağımlılığımız — 1950'lerden bu yana Dünya'yı derinden değiştirdi. İklim değiştikçe ormansızlaşma, küresel ısınma, okyanus asitlenmesi ve kitlesel yok oluşların hepsi tırmandı. 21. yüzyılın başında Nobel ödüllü Paul Jozef Crutzen, öncelikle insan etkisiyle yönlenen bu yeni çağı tanımak için "Antroposen" terimini önerdi.[1] Biyoçeşitlilik dibe vurdu; yalnızca 2001 ile 2014 arasında yaklaşık 173 tür yok oldu — tarihsel yok oluş oranının 25 katı. 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 543 omurgalı tür ortadan kalktı; normalde 10.000 yıla yayılacak bir olay.[2]

Elbette biz insanlar da bu etkilerden muaf değiliz. Yalnızca hava kirliliği her yıl yaklaşık 6,7 milyon insanı öldürüyor; bunların yarım milyonu bebek. Ağır kirlilik yaşanan ülkelerde ortalama yaşam beklentisi altı yıla varan oranda düşüyor.[3]

Çevresel eylem için veri koalisyonları

Girdi ve bakım açısından çoğu kez devlet kurumlarına dayanan iklim, hava kalitesi ve su verileri, uluslararası ölçekte birbirini besleyen kaynaklardır. Çevre bilinci, açık veri kuruluşları ve çevre gruplarının itici gücüyle BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın uygulanmasının ayırt edici bir özelliği hâline geldi. Sivil teknoloji hareketi, dijital toplumsal katılım için yeni bir alan açtı; yalnızca araç sağlamakla kalmayıp sivil toplumun devletle birlikte çalışarak daha fazla çevresel bilgi üretmesini de etkin biçimde destekledi; bu bilgi daha sonra birden çok tarafın çıkarlarını eşgüdümleyen kamusal bir harekete dönüştürülebilir.

Tayvan'da açık kaynaklı bir çevre algılama ağı olan Konum Farkındalıklı Algılayıcı Sistemi (LASS), sıradan yurttaşları bilgiyi serbestçe toplayıp paylaşma konusunda güçlendirerek yurttaş bilimi aracılığıyla yerel bilgeliği içeren bir dijital iletişim modeline dönüştü. LASS, kamuoyu algısını biçimlendirmek için otoriter kuruluşlara dayanmak yerine doğrudan eylemi benimseyerek topluluk değerlerini çevre bakımına taşır.

Hava, orman ve nehir algılamasını kapsayan bu tür yurttaş bilimi topluluğu, açık kaynaklı yağmur yağdırma ruhuna dayanır ve ayrıca ülke genelinde her 3-5 dakikada bir güncellenen gerçek zamanlı algılama bilgisi sunan "Sivil Nesnelerin İnterneti" veri koalisyonuna katkıda bulunur; bu da eylemciler için ortak bir zemin işlevi görür ve sorun çözmeye yönelik fikirlerin incelenip yayılmasını kolaylaştırır.

Veri koalisyonları, toplumsal harekete dayalı sivil teknolojilerle iç içedir; dünya genelinde, hareketlilik için karşılıklı destekleyici geçitler işlevi görecek, doğal çevreler ile gönüllüler arasında teknolojik bir kanal işlevi üstlenecek ve küresel ölçekte kolektif eylemi kolaylaştıracak bir dizi hackathon temalı alan belirmeye başladı. İşbirliğine dayalı ağların doğasının yalnızca bilgi toplama ve değerin yeniden mühendisliğiyle ilgili olmadığı, aynı zamanda topluluk bilgi sistemlerinin temeli ve çevresel adaletin teşvikiyle de ilgili olduğu savunulabilir.

Korumacılık yaygın bir kavram olmadan önce Edmund Burke gibi muhafazakâr düşünürler topluluk gruplarını 'küçük müfrezeler' — birey ile devlet arasında konumlanan toplumsal odaklar — olarak görüyordu.[4] Çevre sorunları çoğu kez en kırılgan kesimleri, örneğin düşük gelirli aileleri ya da yerli toplulukları ilk ve en sert biçimde vurduğundan, etkili iletişim ve yetiştirme özellikle önemlidir. Kilit nokta, hukuk ve politika yoluyla topluluk üyelerinin geliştirme, kaynak tahsisi ve uygulama sürecinde eşit katılım ve söz hakkına sahip olmasını ve araştırma nesnesi olmaktan veri odaklı özneler olmaya dönüşmesini sağlamaktır.

Doğayla söyleşiler

Son yıllarda su yollarına 'doğal tüzel kişilik' tanıyan bir hareket büyüyor. Kendine özgü hakları ve atanmış vasileri olan bu su yolları arasında Kanada'daki Magpie Nehri (Muteshekau Shipu), Yeni Zelanda'daki Whanganui ve Hindistan'daki Ganj ile Yamuna nehirleri yer alıyor.[5] Bu, söz konusu ekosistemleri gelecek kuşaklar için koruma yönünde ortak bir bağlılığı imler.

Paylaşılan veri, veri koalisyonlarınca üretici temel modeller (ÜTM) kullanılarak doğayla söyleşi araçlarına dönüştürülebilir. Bunlar, karmaşık ve sınır aşan sorunlara ilişkin bilgi paylaşımı ve kolektif sorun çözme için değerli araçlar olabilir. Çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmede ÜTM'ler, teknoloji ile insanlık arasında yeni bir birlikte var oluş modeli sergiler. Çevresel veri doğrulanabilir ilişkiler boyunca aktıkça değer üretir (örneğin hava ve su kalitesi izleme), insanları katmak için görüntü, ses ve mesaj darbeleri gönderir, fikirlere gerçek zamanlı geri bildirim sunar ve doğaya daha duyarlı ortakları çabaya katılmaya özendirir.

Şunu vurgulamak önemlidir: bu tür ilerlemeler karşılıklı yarar sağlayan bir ortak yaratım ilişkisini teşvik edebilir; böylece bütün taraflar gezegeni koruma ortak amacıyla daha yakın çalışabilir. Özellikle yargı bölgelerini aşan çevre meselelerini ele alırken, küresel iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve su yönetimi gibi karmaşık sınamaları çözümlemek ve ele almak için eşi görülmemiş fırsatlar sunarlar. Doğayla doğrudan diyaloglara girerek çevresel değişimi daha iyi anlayabilir ve buna dayanarak etkili stratejiler ve çözümler geliştirebiliriz.

Sınırlar ötesinde ortak yönetişim

Akışkanlık doğal dünyamızı tanımlar; okyanuslar, nehirler ve atmosfer sınırlara aldırmadan akar. Çevresel çözümler, tek bir kasaba, şehir ya da hatta ülke içinde işleyen katı hiyerarşik yaklaşımları aşmalıdır. Buna karşılık, çeşitli topluluklardaki programcılar, tasarımcılar ve yurttaşlar arasında disiplinler arası ekip çalışmasını yücelten sivil hackleme kültüründen yararlanabiliriz.

Doğal çevreler için ÜTM modelleri kurmak birtakım sınamalar içerir: açık kaynak yönetişimi, sermaye ve hesaplama yatırımları ile işbirliği kilit önemdedir. ÜTM'ler aracılığıyla karmaşık doğal dünyamıza dair daha derin kavrayışların kilidini açabiliriz. Bilimsel araştırma ve çevre yönetimi bu kavrayışlardan yararlanır; her ikisi de iyileşir ve toplumu potansiyel olarak yeniden biçimlendirebilir. Nitekim ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin, NASA'nın yeryüzü gözlem verilerine dayanan bir Coğrafi Uzamsal Temel Model üzerinde IBM ile sürdürdüğü işbirliğinde bunu gördük; bu çalışma hem doğal alanlar hem de insan toplulukları için hayati çevresel adalet nosyonlarını ele alıyor.[6]

Tıpkı biyometri ve sosyometrinin kimlik kurmaya yardımcı olması gibi, nehirler gibi doğal ekosistemlerin kimliğini kurmanın ve korumanın daha iyi yollarına ihtiyacımız var. Yeni bir kimlik kavramsallaştırması gerekiyor — tek tek insanlar ile dayandıkları ekosistemler arasındaki bağlantıları hesaba katan bir kavramsallaştırma. Kitabın önceki bölümlerinde incelenen ⿻ kamular da çoğu kez kültürel ve bakım ilişkilerine adanmış kolektif varlıkların kimliğini kurar ve korur. Bunların bazıları doğal ekosistemlerle ilgilidir ve böyle bir ekosistemin kimliğini kavramsallaştırmak için bir temel sunabilir.

Dikkat çekici biçimde bu bakış açısı, ÜTM sistemlerinin hukuki özneler olup olamayacağına dair çoğu kez tartışmalı olan münakaşayı aşar; veri koalisyonları hem ekosistemden yararlanan insanlarca yaratılmış "küçük müfrezeler" olarak görülebilir, hem de aynı zamanda doğal kişiliğin hukuki konumlandırması yoluyla nehrin dijital ikizi hakları ve sorumlulukları olan bir özne olarak görülebilir. Benzer biçimde, bir topluluğun herhangi bir amacı için, o topluluk tarafından ve o topluluk için yaratılmış bir ÜTM, benimsenen bakış açısına göre hem bir "kişi" hem de paylaşılan bir ⿻ mal olarak var olabilir.


  1. Will Steffan, Paul J. Crutzen ve John R. McNeill, "The Anthropocene: Are Humans Now Overwhelming the Great Forces of Nature?" içinde Ross E. Dunn, Laura J. Mitchell ve Kerry Ward, ed., The New World History (Berkeley, CA: University of California Press, 2016). Bu önerinin yakın zamanda Uluslararası Jeoloji Bilimleri Birliği tarafından reddedildiğini belirtelim. ↩︎

  2. Gerardo Ceballos, Paul R. Ehrlich ve Peter H. Raven, "Vertebrates on the Brink as Indicators of Biological Annihilation and the Sixth Mass Extinction", Proceedings of the National Academy of Sciences 117, sayı 24: 13596-13602. ↩︎

  3. Dünya Sağlık Örgütü, "Air Pollution Resource Guide", https://www.who.int/health-topics/air-pollution#tab=tab_1. ↩︎

  4. Edmund Burke, Reflections on the Revolution in France and on the Proceedings in Certain Societies in London Relative to that Event (Londra: James Dodley, 1790). ↩︎

  5. Mihnea Tanasescu, "When a River is a Person: From Ecuador to New Zealand, Nature Gets its Day in Court", Open Rivers 8, Güz 2017, https://openrivers.lib.umn.edu/article/when-a-river-is-a-person-from-ecuador-to-new-zealand-nature-gets-its-day-in-court. ↩︎

  6. Josh Blumenfeld, "NASA and IBM Openly Release Geospatial AI Foundation Model for NASA Earth Observation Data", NASA Earth Data 3 Ağustos 2023, https://www.earthdata.nasa.gov/news/impact-ibm-hls-foundation-model. ↩︎